20 Eylül 2016 Salı

DARBENİN SEYRİNİ DEĞİŞTİREN KOMUTAN ÖMER HALİSDEMİR

   
               Kara 15 Temmuz gecesinde tanıdık onu. Darbe girişimi sırasında Cuntacı hain Özel Kuvvetler  Komutan yardımcısı olan Tuğgeneral Semih Terzi bir grup Asker ile Ankara da bulunan Özel Kuvvetler Komutanlığını basarak ele geçirmek istemiştir. Özel Kuvvetler Komutanı olan Korgeneral Zekai AKSAKALLI garip bir şeyler olduğunu sezmiş Komutanlığı aramış ve Semih Terzi'nin karargaha gelmek üzere olduğunu ve Özel Kuvvetler Komutanlığını ele geçireceğini anlamış hemen ardından en sadık askeri olan Yiğidimiz Astsubay Kıdemli Başçavuş Ömer HALİSDEMİR i arayarak aynen şu sözleri söylemiştir.  "Sana, vatanımız ve milletimiz adına tarihi bir görev veriyorum. Tuğgeneral Terzi vatan hainidir, isyancıdır. Onu, karargâha girmeden öldür! Bunun sonunda şahadet var. Biliyorsun seninle 20 yıllık beraberliğimiz var. Hakkını helal et" demiştir. Yiğit Vatan evladı Ömer Başçavuş bu emrin üzerini ağzından çıkan sözler ise "Baş üstüne komutanım, Hakkım helal olsun sizde helal edin" olmuş ve silahının namlusuna mermiyi sürerek komutanından aldığı şehadet emriyle bizlere adeta tarihi yeniden yaşayan ve yaşatan Vatan evlatlarının her zaman var olduğunu ve var olacağını, bu vatanın sahipsiz olmadığını adeta haykırırcasına göstermiş ve Karargaha yanındaki korumaları ile girmeye çalışan Vatan Haini Semih Terzi'yi alnının ortasından vurmuştur devamında ise Semih Terzi'nin yanında bulunan hainler tarafından olay yerinde tam 30 kurşunla şehit edilmiştir yiğidimiz

         

    Darbenin seyrini değiştiren komutan olarak tarihe geçmiştir yiğit Ömer  HALİSDEMİR Çünkü onun koruduğu ve girilmesini engellediği Özel kuvvetler Komutanlığı Devletin en ağır silahlarının ve helikopterlerinin olduğu en iyi eğitilmiş Vatan evlatlarının bulunduğu nokta olması açısından stratejik bir öneme sahipti. Eğer orası darbeciler tarafından ele geçirilseydi öncelikle psikolojik olarak üstünlük sağlanmış olacaktı ve bir anda Özellikle Ankara ve diğer şehirlere saldırılar olacak çok daha fazla kanın akmasına sebep olacaktı.

   4 Mart 1974 tarihinde Niğde'nin Bor ilçesinin Çukurkuyu beldesinde doğmuştur Ömer. 7 çocuklu bir ailenin evladı olan yiğidimiz evli ve Elif Nur ve Doğan Ertuğrul isimli iki çocuk babasıdır. İş arkadaşları onu; Cesur, disiplinli, titiz ve kendini Vatanına hizmete adamış olarak tarif ederken Babası Hasan Hüseyin HALİSDEMİR (Babamız) onu şöyle anlatıyor. " Çok başarılı bir çocuktu. Hayvanları, doğayı çok severdi, her zaman ağaç dikilmesini tavsiye ederdi. Okuldan eve geldiğinde ve boş zamanlarında bana yardımcı olurdu. Kardeşlerini çok severdi, hepsine sahip çıkardı. Vatan için yetiştirdik, Vatana da verdik gerçekten çok gururluyum,  benim en çok güç aldığım, destek aldığım çocuğumdu. Beni ayakta tutan  çocuğumdu. Vatan sağ olsun." Şeklinde sözler ile anlatıyordu bizlere.  
 
Sadece senin değil Hasan baba oğlun Ömer HALİSDEMİR bu Vatanın güç  aldığı koca bir yiğit olmuştur artık. O bizlere tıpkı Kurtuluş Savaşında atalarımızın Gazi Mustafa Kemal'dan aldıkları "Ben size taarruzu değil ölmeyi emrediyorum" emrini gözünü kırpmadan yerini getirmelerini ve bu yolda şehadetlerini hatırlatarak bu milletin, atalarının torunları olduklarını tarihi tekrar ederek bizlere bir kez daha hatırlatmıştır. Allah senden ve Yiğit evladın Ömerinden ebeden Razı olsun inşallah. Çok şükür ki Anadolunun evladı olan, komutanından aldığı Şehadet emrini bir an bile kararsız kalmadan yerine getiren Ömer ve nice ömerler çıktı o kara gün ve bu hain plan onların bu Vatan için verdikleri şehadetleri ile amacına ulaşamadı. Genel kurmay başkanlığı yiğidimizin şehit edildiği Özel kuvvetler komutanlığının girişindeki etrafını çevirmek suretiyle koruma altına almıştır ve Türkiyenin  çeşitli yerlerinde yiğidimizin adı park,cadde gibi yerlere verilmiştir. Hatta yeni doğan bebeklere Ömer HALİSDEMİR isimleri verilerek yiğidimiz hemen hemen yer yerde yâd edilmekte ve yaşatılmaktadır. Bu millet Başta Oğlun Ömer'i ve bu yolda bu vatan için şehadet şerbeti içen tüm şehitlerimizi unutmayacak ve unutturmayacaktır.  Allah tüm şehitlerimizden ebeden razı olsun, tüm Şehitlerimizi  ve Onların bizlere emaneti olan Ailelerini saygıyla ve minnetle anıyoruz.

9 Eylül 2016 Cuma

ŞEHADET DUASI ALLAH TARAFINDAN KABUL OLUNAN ŞEHİT BURAK ZOR

Şehadet tarihi 08/09/2015
Yer : Iğdır

          Aslen Gümüşhaneli olan ve 15.02.1986 tarihinde doğan  kocayokuş köyünde doğan şehidimiz, Orta okulu yine Gümüşhane de yatılı okuduktan sonra Samsuna göç ettiler ailece. Liseden sonra Niğde polis meslek okulunu kazandı, köyünden arkadaşları da kazanmıştı aynı sene ve yine aynı okulda okudular. 2009 senesinde mezun oldu yiğidimiz köy arkadaşları brraber aynı evi payştılar. İstanbul da Bayrampaşa çevikte 6 sene görev yapmış Taksim olayları ve Gazi mahallesi olaylarında aktif olarak görev almış ve bu olaylarda yakın bir arkadaşını şehit vermişti yiğit Burak ZOR. 2015 mayıs atama döneminde Iğdır iline atandı.





Iğdır ilinde Dilucu sınır kapısında koruma memuru olarak atandı olay olmadan tam bir hafta önce yine o bölgede silahlı saldırıya ugramışlar çıkan çatışmada  yara almadan kurtulmuslar ancak o kara gün servis aracının Aralık ilçesine bağlı Hasanhan köyü yakınlarından geçerken yol kenarında bulunan ve yaklaşık 1 ton patlayıcı yüklü kamyonetin hainlerce infilak ettirilmesi sonucu 13 arkadaşı ile Şehadet şerbetini içerek şehit düşüyor  yiğidimiz...

  Evli ve bir erkek çocuk babasıydı Burak ZOR Oğlunun adı Eymen maşallah kocaman adam olmuş, ( Şehadet tarihinde babasının kabrinde gördük kendisini)  Şehidimiz çevresinde Vatanına ve ailesine çok bağlı olması ile tanınırdı ve mahallesinde herkes tarafından çok sevilen biriydi. Şehit olmadan yaklaşık 40 gün önce kendi sayfasında " Yarabbim bize de o Şehadet şerbetine senin yolunda cesurca savaşarak ulaşmayı nasip eyle.." diye yazmıştı yiğidimiz. Ey güzel insan etmiş olduğun dua Allah katında kabul buyrulmuş iman ettiğin Rabbin sana ses vermiş, adeta "Gel Burak kulum sen böyle gel" bana demiş ve sana silah arkadaşların gibi Şehadeti nasip eylemiş, Ailene de seninle Cennette bir olma adına Sabrı Nasip eylemiş yiğidim. Allah Şehadetini kabul buyursun, Allah ailenin Sabrını arttırsın inşallah güler yüzlü güzel insan. Samsun Valiliği tarafından evinin adresi Burak ZOR caddesi olarak değiştirildi ve yine mahallende yeni  açılan bir okulun adı Burak ZOR Ortaokulu diye açıldı. Elbette bunlar az kalır seni yâd etmek için  ama biz Seni Unutmayacağız ve unutturmayacağız Şehidim ruhun şad olsun. Şehidimizin kabri Samsun İlkadım ilçesinde bulunan Kıranköy mezarlığındaki Polis şehitliğindedir.
Okuyanlar lütfen şehidimize bir Fatiha okusun ailesine dualar etsin.
Tanıdığınız bildiğiniz şehitlerimizi bize yazın anıları ile yâd edelim.

9 Haziran 2016 Perşembe

GÜLER YÜZLÜ ŞEHİT POLİS İSRAFİL KARGI

Şehadet Tarihi: 02.04.2016
Yer                  : Mardin/ Nusaybin

               02.04.2016 günü Mardin ili Nusaybin ilçesinde devam eden operasyonlarda Dicle mahallesi Akay sokak üzerinde güvenlik güçlerimizin bir binaya düzenledikleri  operasyonda pkk'lı teröristlerin uzaktan kumandayı patlatmaları sonucu Jandarma Astsubay Çavuş Atilla Kaya, uzman çavuşlar Bekir Kelleci, Mehmet Polat, Aycan Özdil ve İbrahim Akdemir ile Özel Harekat polisimiz İsrafil Kargı  5 kardeşi ile Şehitlik makamı ona da nasip oldu.GÜLER YÜZLÜ ŞEHİT POLİS İSRAFİL KARGI
            Aslen Sivaslıydı güler yüzlü Şehidimiz. Üçü kız Altı çocuklu bir Ailenin Kahraman evladı idi. Babası Hüseyin KARGI her zaman onunla gurur duymuştu. Şehadetiyle beraber daha da gururluydu babası. Annesi Aişe nin bir tanesi idi, cenaze Töreninde Annesi " Kurban olayım sana İsrafil ben Öleydim senin yerine, İnanmıyorum senin tabutun içinde olduğuna, Nasıl kıydılar sana" diye ağıtlar yaktı koca Yürekli Ana.  Kahramanmaraş Elbistan da yaşıyordu ailesi ile birlikte. Polis olmak ve özellikle de Özel Harekat Polisi olmayı çok istiyordu. Lise yıllarında yolda polisleri gördüğünde yanlarına gider "Abi bende polis olmak istiyorum, ama Özel hareket Polisi olacağım." diyerek onlarla her fırsatta konuşur meslek hakkında bilgi alırdı. Üniversite sınavlarında Mühendislik Fakültesini kazanmış Polislik hayalleri için gitmemişti yiğidimiz. 2012 Samsun Polis Meslek Okulu olan Aslan parçası daha okuldayken Özel Harekat  seçmelerine katılmış, Mülakat döneminde ayağı alçıda olmasına rağmen çok istemesi ile kendini kabul etmeyi başarmıştı yiğidimiz. İki yıl önce eşi Gamze KARGI ile hayatını birleştirmiş, Ankara da GÖLBAŞI ilçesinde çalışmakta idi yiğidimiz. Bölgede süren Terör olayları nedeniyle Mardin ili Nusaybin İlçesine 13 Mart ta geçici görevle gelmişti.         

   Şehadet şerbeti içmeden bir gün önce silah arkadaşları ile şakalaştığı videosuyla hafızalarımızda yer edinen yiğidimiz, O kadar sıcak ve sevecen bir insan olduğunu, arkadaşları tarafından çok sevildiğini gösteriyordu adeta. 

            Yusuf yüzlü Güzel Şehidim. Allah Seni ve Tüm Şehitlerimizi Peygamber Efendimize komşu eylesin. Allah Ailene sabırlar versin, onların sabırlarını arttırsın, sizlere Cennette kavuşabilmeyi nasip eylesin inşallah. Bizler inanıyoruz ve umut ediyoruz ki Rabbimiz " GEL İSRAFİL KULUM SEN BÖYLE GEL DEDİ BANA" inşallah. Allah Tüm Şehit Ailelerinden Razı olsun, Onları Sevdikleri ile beraber Cennetine kabul buyursun inşallah.

15 Mayıs 2016 Pazar

ŞEHİT KÜÇÜK KIZ MEVLÜDE İREM ÇİFTÇİ DEN ANNESİNE CENNET'TEN MEKTUP

Benim canım güzel Annem. Yüreği 14 ocak 2016 dan bu yana benim ve Babam Mehmet Şenol ÇİFTÇİ ile yanan bir tanecik Annem. Hani bir keresinde ateşlenip hasta olmuştum da Hastahane de doktor amcalar bana iğne yapmak istemişler sende Korkma kızım bir şey yok, acımayacak" diyerek teselli etmiştin ya beni canım annem, işte o zaman ki gibi bir iğne değmişti ama hiç acımamıştı anne o iğne. Sonrasında burada hep yanı başımda duran beyaz kanatlı melekler aldılar beni ve İçinde altından ırmakların aktığı, yeşilliklerin, çiçeklerin olduğu, istediğim her şeyi her an bulabildiğim ve bana buranın adının CENNET olduğunu söyleyerek getirdikleri yerden selamlar getirdim sana canım Anneciğim...
Bir sürü arkadaşım var benim buralarda anne, çoğu da Suriyeli. İçlerinde en çok sevdiğim hani şu deniz kenarında yatan lacivert pantolonlu ve kırmızı tişörtlü olan çocuk Aylan KURDİ. Hepimiz beyaz elbiseler ile gezerken o kırmızı tişörtünü hiç çıkarmıyor anne üzerinden ta ki Müslümanlar Suriye ye sahip çıkacağı güne kadar da çıkarmayacakmış anne. Çünkü Allah Tüm insanların toplandığı gün Aylanı insanların karşısına çıkartıp soracakmış, EY MÜSLÜMANLAR AYLAN GİBİ ÇOCUKLAR ÖLÜRKEN SİZ NE YAPTINIZ NE İLE MEŞGUL İDİNİZ diye soracakmış insanlara öyle diyor Aylan hep.
Burada çok mutluyum ben Anne sen hiç merak etme beni. Hani  işe giderken arkasından ağladığım babacığım hep yanı başımda. Biz babamla hep izliyoruz, seyrediyoruz  seni, niye o kadar çok ağlıyorsun ki Anneciğim, biz yanındayız sarılıyorum sana, öpüyorum o güzel ellerinden, kokluyorum seni güzel güzel. Babam hep ağladığında omuzuna dokunup "Ağlama canım sabret kavuşacağız elbet bir gün, Allah bize Cennetini lütfetti sana da bize kavuşmak için Sabretmeyi nasip eyledi, ne olur sabret" diyor duymuyor musun Anne.




Babam ve silah arkadaşları her gün toplanıp sıraya geçiyorlar burada Anne, Başlarında iki tane kocaman insan hani masallarda babamın bana anlattığı koca bir dev gibiler tıpkı anne. Birinin adı Hz. Hamza diğerinin ki Hz. Ali. Sonra  hani bana anlattığın  Efendiler Efendisi Allah Resulü Hz. MUHAMMET MUSTAFA (S.A.S) geliyor ve selam duruyorlar hep beraber. Nerede Allah’ın davası için cenk edenler varsa ve nerede en çok DUA geliyorsa oralara gönderiyor askerleri anne. Onlar böyle toplanırken tıpkı senin her sabah  saçlarımı tarayıp örmen gibi biri örüyor saçlarımı Anne adı Hz. FATIMA... Peygamber efendimizin kızı. Beni çok seviyor Anne bende onu çok seviyorum. Sen gelene kadar saçlarımı o örecekmiş, Annen biraz daha sabretsin kuzum diyor bana.
Biliyorum beni ve Babamı çok özledin, adeta için yanıyor. Nereye baksan nerede olsan bizi görüyor, bizi arıyorsun. Elbiselerimi kokluyor onlarla yatığın uykusuz gecelerin oluyor. Yüreğindeki acı çok büyük içindeki sızı hiç geçmiyor. Sizlerde beraber keşke ben de şehit olaydım diyor sürekli ağlıyorsun. Ağlama artık anne üzülüyorum bak, dedim ya  sana ben burada çok mutluyum her şey önümde her istediğim yanımda. Hani ALLAH Furkan Suresin 75. Ayette "İşte onlar sabretmelerine karşılık cennetin en yüksek makamları ile mükafatlandırılacaklar, orada hürmet ve selamla karşılanacaklardır" diyor ya  işte Babam Mehmet Şenol ÇİFTÇİ ile beraber seni de hürmet ve selam ile karşılayacağız benim bir tanecik canım Anneciğim. Sadece Sabret  güzel Anneciğim.
Seni çok Seviyorum...

29 Nisan 2016 Cuma

TORPİLİ ALLAHINDAN İSTEYEN ŞEHİT POLİS OZAN ÖZMEN

Şehadet Tarihi : 14 Nisan 2016

Yer :  Mardin/NUSAYBİN

 

      Bir insan düşünün çok iyi bir eğitim almış İstanbul üniversitesi gibi önemli bir üniversitenin İşletme Fakültesi bölümünü birincilikle bitirmiş ve tam dört dil biliyor. Üstelik bu insanın babası Bartın Vali yardımcısı...

Bir üniversite öğrencisi'nin hayallerini süsleyen imkanların hepsi elinde...

     Artık istediği yere muracat edip iş bulabilir ya da babasından dolayı iş onu bulabilir değilmi. Üstelik en iyi yerlerde ve en rahat yerlerde. Hepimiz "Ah be nerede bizde öyle şans, nerede öyle imkan" diyoruz hep beraber bir ah çekerek...

      İçinde yaşadığımız şu zamanlarda doğuda düşmanla birebir sıcak temas sağlayan, cenk eden Askerimiz Polisimiz adeta yakın tarihimiz olan Çanakkele de ki atalarının hislerini duygularını yaşayarak bu vatan için Şehadet şerbetinden içmek için can atıyorlar...

      Yalnız bir farkla biz Çanakkale de cenk eden atalarımızın arkasında olan Nene Hatunlar, Sütçü imamlar olamadık, yürekten bir dua edip yanlarında olamadık yiğitlerin.

Eğer samimi şekilde dua edebilseydik bu kadar acı yaşanmazdı emin olun. 

Şimdi size bu milletin şanlı ve kahraman bir vatan evladından daha bahsedelim..

     Adı Ozan Özmen. İşletme Fakultesinden birincilikle mezun olduktan sonra Askere gitti, Komando eğitimi aldı, Bir görev için kuzey Irak a gitti. Orada gazi oldu. Sonra Polis olmak istedi hemde Özel Harekat Polisi.

      Belki de Şok geçirmiştir ailesi onun bu isteğine. Çünkü askerden yeni gelmiş üstelik gazi olarak dönmüştü. Ne yaptı ne etti polis olmuştu, Özel Harekat Polisi... İlk görev yeri Bitlis/Tatvan dı Orada da Aracına roket yemiş yara almadan kurtulmuştu yiğidimiz. Sonra İstanbul a dönmüş malum olaylardan dolayı Mardin ili Nusaybin ilçesine geçici görevli gitmiş Anne babasının yiğit Ozanları oraya gidince haberleri olmuştu. Bomba imha uzmanıydı Aslan parçası gittiği ilk iki gün bir çok bombayı imha etmişti. Ama Rabbi üçüncü gün Gel Ozan kulum sen bana böyle gel dedi ve 31 Mart 2016 günü teröristlerin roketli saldırısı sonucu ağır yaralanmış İstanbul Gülhane Askeri Tıp Fakultesine (GATA) getirilmişti. 15 gün bekledi yiğit kavuşmak için Rabbine ve 14 nisan 2016 günü Hakka yürüdü.

8 yıllık polisti Ordulu Ozan Evli ve 4 yaşında bir çocuk sahibi idi yiğidimiz.

O bir Askerdi O bir Komando O bir polisti O bir Özel Harekat...

       Be hey yiğit Vatan'ı koruyan kollayan her iki peygamber ocağında düşmana karşı cenk etmek, bu şanlı vatanın namusunu koruyup kollamak oralarda gazi olmak ve devamında belli ki çok istediğin Şehadet Şerbetinden içerek Şehit oldun sen. Rabbin  sana nasip etti Cennetteki makamlardan peygamberlerden sonra en güzel olan makamı...Şehitlik makamını.

Kim bilir belki İnandığımız iman ettiğimiz Rabbimiz.

"Gel Ozan kulum sen böyle gel" diye seslendi sana.

      Yiğidim Elinde daha rahat yerlerde daha güzel imkanlarla çalışmak varken, masa başında oturup sekreterinden sabah kahvesini masana istemek varken sen Özel Harekat Kardeşlerinle dağlarda isli çaydanlıklarda ve kim bilir kaç gündür çıkarmadığın botlarınla Vatan aşkıyla yandın.

      Yiğidim sen bu hatıranla kuş tüyü döşeklerde yatmak varken Efendimiz' in (s.a.s) yolunda her türlü rahatlıktan vazgeçmiş Mus'ab Bin UMEYR i getiriyorsun aklımıza . O da senin gibi güzel yüzlü ve Zeki idi, Onun da senin gibi elinde tüm imkanları var idi. Allah seni O'na komşu eylesin yiğidim inşallah.

Allah sana Cennetini lütfetti ve Ailene sana kavuşmak için sabretmeyi nasip eyledi.

Mevlam senden ve tüm Şehit ve Gazi ile birlikte nasiplerine Sevdiği ile Cennette haşrolmak için Sabır düşen ailelerinizden ebeden Razı olsun Yiğidim.


 

27 Nisan 2016 Çarşamba

ŞEHİT KARDEŞİNİN FOTOĞRAFINI TAŞIYAN ŞEHİT SÜLEYMAN KUL

Şehadet Tarihi: 25/04/2016

Yer:Mardin - Nusaybin

      25/04/2016 günü Mardin ili Nusaybin ilçesinde operasyona giderken pkk lı Teröristlerce yola döşenen El yapımı patlayıcının infilak etmesi sonucu Şehadet şerbeti içen yiğit insan, güzel insan  Süleyman KUL 24 yaşında bekar ve iki yıldır Jandarma Uzman Çavuş olan şehit 03/04/2016 günü yine El yapımı patlayıcının infilak etmesi sonucu şehit olan hemşehrilisi ve Tim arkadaşı olan Bekir KELLECİ nin cenaze fotoğrafını taşıması ve ona sıkı sıkı sarılması ile hafızalara yer edinmiştir. Şehit kardeşinin cenaze merasiminden sonra Ailesini Ziyeret eden Şehit Süleyman KUL "Öcünüzü alacağım şehit olacağım" şeklinde konuşan yigidimiz çok sevdiği kardeşi Bekir KELLECİ den sadace 22 gün sonra Şehadet şerbetini içerek sevdiği arkadaşına Cennette kavuştu.


        Ah yiğidimiz kardeşinin ardından nasıl bir dua ettin de Rabbine, bu kadar kısa zamanda sema da cevap buldu bu dileğin...


      Şehit jandarma Uzman Çavuş un Şehadet şerbetini içtikten sonra bir vasiyet yazdığı ortaya çıktı. Yiğidimiz in vasiyetnamesi şu şekildedir.

“Eğer şehit olursam kanlı bedenimi doğup büyüdüğüm Sınır köyü Pelitlik Mahallesi'ndeki köy evimizin önüne koyun. Yaylaya giden yolun kenarına bir çeşme yapılsın istiyorum. ‘Şehitler ölmez vatan bölünmez’ çeşmesi olsun adı. ‘Silah namustur’ Ali Kul abim; zati tabancamı taşıma veya bulundurma ruhsatı ile kendi şahsına al. (Sarsılmaz T1102-15T01303 seri no’lu silah). O artık senin namusun olacak. Canım annem ve babam, can ciğer kardeşlerim üzülüp isyan etmeyin sakın. Sadece başucumda sağ elinizle bozkurt yapın. Çünkü Süleyman kimseye esir olmadı. Bozkurt yaparak hür yaşadı ve adam gibi ölecek.”


      Yiğidim başta sen olmak üzere Tüm Şehitlerimiz ve Gazilerimizle birlikte oralarda bu vatanın birliği dirliği için Vatan hainlerine karşı cenk eden Çanakkale ruhunu tekrar yaşayan ve yaşatan tüm yiğitlerden ve ve Ailelerinizden Yüce Mevlam Razı olsun.


12 Nisan 2016 Salı

ŞEHADETİ ORUÇLU KARŞILAYAN YİĞİT ERKAN BAŞPEHLİVAN

Şehadet Tarihi: 07/04/2016

 Tarihler 7 nisan 2016 yı gösterirken Mardinbili Nusaybin ilçesinde devam eden operasyonlârda Terör örgütü tarafından tuzaklanan bombanın infilak ettirilmesi sonucu Emniyet amiri Zafer KURT polis memuru Salih TAÇ ve Erkan BAŞPEHLİVAN Şehadet şerbetini birlikte içmişlerdi. Ankara dan geçici görevle 15 gün önce Nusaybin e gelen Erkan BAŞPEHLİVAN ın beraber Şehadet şerbeti içtiği Salih TAÇ ile Bomba imha uzmanı oldukları ve 11.Cumhurbaşkanımız Abdullah GÜL'ün yakın koruma ekibinde görev yaptıkları anlaşıldı.

      Bu vahim olaydan sonra polis memuru Erkan BAŞPEHLİVAN ın hepimizin içini yakan ve daha da duygulanmamıza sebeb olan hadiselerden bir tanesi şehidimizin Amasya ilinde olan ablası Belgin EKMEKÇİOĞLU'ndan içinde okul öğrencilerinin yazdıkları şiir ve mektup olan gıda kolileri ile birlikte özel olarak Amasya çöreği istediği ve kolinin tam da yiğidimizin Şehadet şerbeti içtiği gün oraya vardığı anlaşıldı. Ayrıca şehidimizin Şehadet şerbeti içtiği gün olan 7 nisan'ın Regaip kandili olması münasebetiyle oruçlu olduğu ve hakka bu şekilde yürüdüğü anlaşıldı. 
    
Evli ve iki çocuk babası olan şehidimiz biri 9 yaşında diğeri 3 yaşında olan iki erkek evladı bulunmaktadır. 
Ne mutlu sana güzel insan Şehadet şerbetini oruçlu içtin. İnandığımız iman ettiğimiz Rabbimiz seni iftara buyur etti inşallah. Ve o iftar sofrasında Amasya çöreğini de tadabildiğini umuyor öyle teselli oluyoruz inşallah. 

Ey şehit ey güzel insan ey imanlı yürek İnandığın iman ettiğin Rabbin dedi ki sana.

Gel kulum sen böyle gel dedi bana
Gel cennet bahçeme iftarını burada aç

Sana içinde çok sevdiğin Amasya çöreği olan sofralar kurdu Rabbin inşallah yiğidim
Sana nasipte cennet bahçesi lütfetti Rabbin Ailene de Sana kavuşmak için sabretmeyi

ALLAH SANA KAVUŞANA KADAR AİLENE HZ. EYÜP SABRI VERSİN YİĞİDİM
ALLAH SİZLERDEN VE AİLELERİNİZDEN EBEDEN RAZI OLSUN YİĞİTLER...


Erkan BAŞPEHLİVAN

8 Nisan 2016 Cuma

DOĞUDAKİ VATAN EVLATLARI... ÇANAKKALEYİ YENİDEN YAŞAYAN YİĞİTLER

      Nice kahramanlıklar gördü bu millet tarih boyunca. Vatan, bayrak, din için hiç gözünü kırpmadan  ölüme koşan yiğitler gördü bu millet. Malazgirtte, İstanbulun fethinde, kurtuluş savaşında ve son olarak Çanakkale de.
     Çanakkale yakın tarihe ışık tutan savaş... Seyit onbaşı, 57 alay kınalı kuzular...hepsi ayrı bir destan.
   Ve şimdi Doğudaki Vatan Evlatlarının yaşadıkları inanılması güç olaylar...
    Tankın üzerindeki yaralı özel harekat abisine siper olan kahraman asker...
   Şehit verdiklerinde kopan parmağını söyleyemeyen özel harekat polisi...
  Yaralanıp memleketine gönderildiği halde arkadaşlarımı yalnız bırakamam diyerek aynı yere tekrar giden yiğit oğlu yiğitler...
       Kundaktaki yavrusunu hiç göremeden Şehit olan aslan parçaları...
''Gardaş ben yarın şehit olacağım, yarın şehit olacağım diyerek kendi şehadetni hisseden yiğitler...
Yaşadığınız ve yaşattığınız bu hatıralar ile her biriniz ayrı bir tarihsiniz.

       İçinde yaşadığımız bu zamanda bizlere Çanakkaleyi yeniden yaşatan koca yiğitler ve doğunun vatan evlatları...
   Biliyoruz kırgınsınız bizlere sizler oralarda vatan için can siper olmuşken, evlatlarınızdan yuvanızdan fedakarlık etmişken, her sorulduğunda istediğiniz bir şey var mı diye dua dan başka bir şey istemezken, bizler sadece yattığımız yerden Allah korusun demekten öteye gidemediğimiz için kırgınsınız bizlere biliyoruz.
  Sizler oralarda yiğit atalarınız gibi Tarih yazarken biz arkanızda nene hatunlar olamadık, sütçü imamlar olamadık  kucağındaki yavruyu bırakıp mermiyi omuzlayan yiğit kadınlar olamadık, belki içinde yaşadığımız durum bunu gerektirmiyor olabilir, Allah o zamanları tekrar yaşatmasın bu millete ama sizler oralarda her gün ayrı bir destan yazarken bizler sıcak döşeklerimizde yattığımız yerden sadece Allah korusun demek yerine dua da emek sarf edip gerektiğinde sırf vatan için camileri doldurabilirdik, şehadete ermiş yiğitlerin kabirlerini  ziyaret edip yanı başınızda tıpkı o fedakar Anneleriniz Babalarınız ve Eşleriniz gibi yasinler ile fetihler okuyabilirdik gözyaşları akıtarak.
   Siz orada tarih yazarken ailenize sahip çıkabilirdik, yavrunuzun gözü kulağı olabilirdik ama olmadık olmuyoruz affedin bizleri...
  Doğunun vatan evlatları bu millet tarih boyunca ayakta duruyorsa Sahabelerin, evliyaların ve Allah dostu büyük zatların hayır duaları ile ayakta ve şu zamanda elleri titreye titreye gelip gözleri dolarak ''Oğlum Allah sizleri korusun her gece ağlayarak sizlere dua ediyorum.'' diye söyleyen ninelerin duaları üzerinizde olduğunu yaşadığınız bazı hadiselerde sizlerde hissediyorsunuz elbet.
 Allah davamızda samimi olduğumuz müddetçe bu milleti zayi etmeyecektir ve  ilelebet hep koruyacaktır inşallah.
   Ey yiğitlerin başında olan idarecilerimiz bazı olumsuz şeyler duyuyoruz yiğitlerimize yönelik...
En ufak bir şeyde vatan hainliği ile lanse edilmesin yiğitlerimiz
Bir araya toplanıp ta hakaretlere varan sözler sarf edilmesi yiğitlere
Onlar bir kepçe operatörü ve içinde her türlü bomba düzeneği olan bina kalıntılarından çok daha değersiz görülmesin
Her gün beraber cenk ettiği arkadaşları Şehadet şerbeti içerken onların sakalı ile tüyü ile uğrasılmasın.
Bırakın nasıl rahat hissediyorlarsa öyle olsunlar. Onlar bizim kundaktaki bebeğimiz vatan için gözyaşı döken ninemiz, bayrağımız, vatanımız canımız onlar bizim her şeyimiz.
Vatan evlatları arkasından ölüme giden  Ertuğrul gaziler  fatihler kazım karabekirler Mustafa kemaller istiyorlar, Ya onların yiğit amirleri, komutanları olun ya da daha iyilerine bırakın bu görevleri Allah aşkına..
Ey Anadolu insanı...
Vatan evlatları Çanakkale ruhunu tekrar yaşarken bizlerde  dualarımızla yanlarında olalım, yiğitler vatan hainlerine karşı gece gündüz çarpışırken uykumuzun en tatlı yerinde olduğumuz anda onlar bu vatan için Şehadet şerbeti içerken ne olur Allah aşkına dualarda emek sarf edip teheccüt namazlarıyla uykumuzu bölelim, ıslatalım seccadeleri ve yalvaralım yaradana bu topraklara huzur gelmesi adına. Daha sevdiğine doymadan bu vatana eşini, nişanlasını, babasını veren eşlere  ve evlatlara sahip çıkalım, yanlarında olalım bu yiğit aileleri ziyaret edelim.
İşte o zaman yiğit oğlu yiğitlerin üzerimize olan borçlarının bir nebze olsun ödeyeceğiz. 
Allah tüm şehit ve gazi Ailelerinden ebeden Razı olsun inşallah. AMİN.

5 Nisan 2016 Salı

ÖZEL HAREKAT ABİSİNE SİPER OLAN YİĞİT ASKER

Tarih: 20-25 Aralık 2016 arası(teyit e muhtaç)
Yer: Şırnak-Cizre
      Şırnak'ın Cizre ilçesinde bölücü terör örgütü pkk üyeleriyle Güvenlik güçleri arasında çıkan çatışmada tankın üzerinde bulunan Özel Harekat Polisi Süleyman YALÇIN yaralandı.
    Polisin yaralandığını gören Uzman Çavuş İsmail ERTEM ise yaralı polisin üzerine yatarak siper oldu
Amatör kamera görüntülerine yansıyan olayda görüntüyü çeken askerler komutanlarına yaralı polisin durumunu soruyor. Komutan ise; iyi, capcanlı. Maşallah cevabını veriyor. 
     Bu muhteşem olaydan sonra komutanı ona sorar; Oğlum neden böyle bir şey yaptın sende vurulabilirdin.
      Kahraman asker adeta tüyleri tiken tiken eden şu cevabı verir. Özel harekatçı abim evli ve 4 gün önce çocuğu oldu. Evladı yetim büyüsün istemedim. Benim ise bir tek yaşlı  Anam var,başka da kimsem yok ağlarsa anam ağlasın...
      Allah ebeden onlardan ve ailelerinden razı olsun. 

DOĞUDA ÇANAKKALE RUHU

         Nice kahramanlıklar gördü bu millet tarih boyunca. Vatan, bayrak, din için hiç gözünü kırpmadan  ölüme koşan yiğitler gördü bu millet. Malazgirt te, İstanbul un fethinde, kurtuluş savaşında ve son olarak Çanakkale de. Çanakkale yakın tarihe ışık tutan savaş... Seyit onbaşı,57 alay kınalı kuzular..hepsi ayrı bir destan.
   Ve şimdi Doğudaki Vatan Evlatları nın yaşadıkları inanılması güç olaylar... Tankın üzerindeki yaralı özel harekat abisine siper olan kahraman asker..
Şehit verdiklerinde kopan parmağını söyleyemeyen özel harekat polisi...
    İçinde yaşadığımız bu zamanda bizlere Çanakkale yi yeniden yaşatan yiğitlerin hikayelerini yâd ederek, tüyleri tiken tiken eden bu yiğitlerin hatıralarını kayıt altında tutmak ve gelecek nesillere aktarabilmek te bizlerin boynunun borcu olsun.
     Yiğit oğlu yiğitler den tarihe not düşecek anılarını paylaşmalarını bekliyoruz.
İnşallah güzel olursa şehit yavruları için bir kitap haline de getirilebilir.
Not: Alınan bu hikayeler tek tek http://dogudacanakkaleruhuanilari.blogspot.com.tr/?m=1 adresine not edilecektir.   Bu anılarda Yer  ve zaman belirtilebilirse uygun olur.

ziyaret