27 Mart 2017 Pazartesi

GÜLER YÜZLÜ ŞEHİT YUSUF DİRİ

        17 Mart 1986 Tarihinde Niğde ilinin Altunhisar İlçesine bağlı Yakacık Köyünde doğdu Şehit Yusuf Diri.  Hasan ve Hatice Çiftinin Yedi Evladının en küçüğüydü. Evli ve Nursima ismini verdiği dünyalar tatlısı 5 yaşında bir bir kızı olan Yusuf Diri Abimiz İlkokulu köyünde Orta Okulu ise İlçesindeki Yıldırım Beyazıt Ortaokulunda okudu. Liseyi Niğde'nin Bor ilçesinde Şehit Nuri PAMİR Lisesinde okudu. Devamında bir sene Akdeniz Üniversitesi Arkeoloji bölümü okuduktan sonra Polis olmak için 2006 Yılında Sınavlara girdi ve Diyarbakır Şehit Ali Gaffar Okkan Polis Meslek Yüksek Okulunu kazandı ve 2008 yılında Mezun olarak ilk görev yeri olan Zonguldak Çevik Kuvvete atandı. Zonguldak ilinde üç yıllık görev süresince daha çok Ulaştırma birliğinde görev yapmıştı. Burada 30 Maden işçisinin hayatını kaybettiği facia da görev almış ve O olay esnasında Maden Şehitleri yakınlarının acılarına ortak olmuş, Görev arkadaşlarını Konu hassas olduğu için İşçi yakınlarıyla olan diyaloglarda ses tonuna dikkat edilmesi konusunda ikazlarda bulunmuştu.

  Ardından  Doğu görevi için Van iline 2011 Yılında atandı. Bir sene Van Çevik Kuvvette çalıştı.Bu dönemde Van ilinde Meydana gelen Depremde Tüm Meslektaşları gibi​ sokaklarda Van ın soğuk kış günlerinde Özveri ile çalışarak görevini en layıkıyla yapmıştı. Hatta O dönemde Bel fıtığı rahatsızlığı nedeniyle bir gece görevdeyken çok şiddetli bir Bel ağrısı geçirmiş arkadaşlarının yardımıyla Hastaneye kaldırılmış ve Bel Fıtığından Ameliyat geçirmişti. Gerek Zonguldak Çevik Kuvvette gerekse Van Çevik Kuvvette Şoförlük yapan Şehidimiz Özellikle de Zırhlı araçları çok severdi, Araç bakımlarını kendi elleriyle yapardı. Van Çevik Kuvvet birlikte çalıştığı arkadaşları Yusuf Abileri Şehit olunca Şehidimizin kullanmış olduğu "Panzer" isimli araca "Diri Yusuf" ismini yazmışlardı. Belli bir süre Asayiş ekiplerde çalıştıktan sonra Terörle Mücadelede Şubesine atanan Yusuf Abimiz Terörle Mücadele de Özverili çalışmalarda bulunmaktaydı. Ve en son Özverisini bu Vatan için Şehit olarak verecekti. Tarihler 14.10.2015 i gösterdiğinde ekip arkadaşı ile birlikte pkklı İki haini saat 14:00 sıralarında Van Merkezde bulunan Milli Egemenlik Caddesi üzerinde Fiziki Takibe almışlardı. Teröristler  fark edildiklerini anlayınca Silahlı çatışma çıkmış ve Çatışma da ağır yaralanmış, kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen Şehadet Şerbeti içerek Şehit olmuştur...
    Bir keresinde Yusuf Diri Abimize Bir arkadaşı "Bu aralar ortalık karışık kendine dikkat et Yusuf'um" demişti. Yusuf abimiz de ona " Abi arkamdan kahpece sıkmasınlar ben gerisine razıyım" demişti.
    Ve yine Van depremi olduğu zaman gece bekleme görevindeydi  Şehit Yusuf  Diri, O artçı depremlerin devam ettiği, gecenin en sessiz olduğu zamanlardı. Bilen bilir İnsan O zamanlarda eşine bile anlatmadığı şeyleri konuşur dertleşir, en yakın arkadaşı ile ve Yusuf Diri Abimiz de beraber dertleştiği arkadaşına bir anda "Ölümden Korkuyorum"demişti. Biz insanoğluyuz yaşamayı severiz ve doğal olarak Ölümden korkarız, hepimizin bilinçaltında yatar Ölüm korkusu. Evet biz İman ettik, hepimiz bizi yaratan Rabbimizin Huzuruna çıkacağız, Önemli olan O'nun Huzuruna nasıl gideceğimizdi. Rabbim inşallah Onun dileklerini, gönlünden geçenleri kabul eyledi. Bizlerin Hafızasında O içten Gardaşım demesi , Yüzünün  hep gülmesi, her zaman iyi niyetli oluşu, simsiyah gözlüğünün altında gülüşü, yemekleri çok sevmesi en çokta etli yemekleri sevmesi ve Bizlere "Türk Kası" dediği Balkon göbeği ile hafızalarımızda  yer edinen Güler yüzlü Yusuf Abimize  Rabbimizin İnşallah " Gel Yusuf'um Ölüm Sana Uzak artık,  Sen Şehit olarak gel yanıma" diye seslendiğini diliyor ve umuyoruz inşallah. Ey güler yüzlü Şehidim Sen şimdi Allah katındasın, İnşallah ismini taşıdığın  Hz. Yusuf (a.s) komşusun. Ve Sen şimdi beşer iken korktuğun O anı Rabbimizden Tekrar tekrar yaşamak istiyorsun, tekrar tekrar Şehadet Şerbetini içmek istiyorsun. Ne Mutlu sana Yusuf Abim. Allah senin Korkularını aldı. Seni Efendimiz H.z Muhammed Mustafa'ya komşu eyledi inşallah. Rabbim Sana Cenneti Nasip eyledi ve Ailene de bu yolda sana kavuşmak için Sabırlar düştü. Rabbim Ailenin Sabrını arttırsın inşallah. Rabbim kızının Ömrünü bahtını açık eylesin inşallah. Ne Seni Unutacağız ne de bize Emanetin olan  Aileni. Kızın yavrun Nursima inşaallah bize emanetin. Belki yakınında olamayacağız ama hep dua edeceğiz hep dua edeceğiz hep dua edeceğiz.
Şehidimiz Yusuf Diri Abimiz On binlerce insanın katılımıyla gerçekleşen Cenaze Namazının ardından Niğde'nin Altunhisar ilçesine bağlı Yakacık köyünde defnedilmiştir.
Şehidimiz Yusuf Diri Abimiz için Şehit Kütüphaneleri gönüllüleri tarafından Yakacık Anadolu İmam Hatip lisesine isminin verildiği bir kütüphane açılmıştır.
Şehidimiz Adı Altunhisar da Şehit Polis Yusuf DİRİ İmam Hatip Orta Okulu olarak ta yaşatılmaktadır.

Unutmayacağız Yusuf Abi Seni.

24 Mart 2017 Cuma

Eşine "Bir Kurşunsa Kaderimiz buna Razı olacağız" diyerek Şehadete giden Şehit Polis Atilla Güneş

Şehadet Tarihi 22.12.2015
Şırnak/Cizre
            İzmir Özel harekat Şube Müdürlüğünde görevli iken Tüm Özel harekatçı kardeşleri gibi o da doğuya geçici görevli gidecekti ve o da gönüllü idi bu göreve. Eşi Sibel ablamız O giderken çok üzgün ve kaygılıydı. Kızmıştı eşine Şehidimiz. Üzülme kaderimizde varsa olur, "Bir kurşunsa kaderimiz buna razı olacağız" demişti ve aynen öyle olmuştu. Tarihler 16 Araık 2015 i gösterdiğinde Şırnak ili Cizre ilçesinde hain pkk Terör örgütü ile çıkan çatışmada ağır yaralanmış ve hemen Gata ya sevk edilmiş burada tam 6 gün hayata tutanabilen 43 yaşındaki 20 yıllık Polis Memuru Atilla GÜNEŞ 22 Aralık 2015 günü Şehadet Şerbetini içerek kaderine Razı gelmiş Şehitlik Mertebesine nail olmuştu. Tam 20 yıl önce Özel harekat Polisi olmak için yüzündeki ben'i aldıran Şehidimiz Sevecen ve herkese değer veren bir kişiliği olan bir insandı. Şehidimizin 18 yaşında Alperen ve 10 yaşında Doğan isimli iki erkek çocuğu bulunmaktadır. Özellikle Doğan Babasının Cenaze Merasimi esnasında Asıl duruşu ile ve gözünden akan o tek damla gözyaşı ile adeta hafızalarımızda yer kazımıştır. Aslen Tokat ili Pazar ilçesi Menteşe köylü olan Şehidimiz 23.12.2015 tarihinde buraya defnedilmiştir. Allah bu Milletin birliği bekası için en sevdiklerinden vazgeçen Tüm Şehitlerimizden ve Ailelerinden ebeden Razı olsun. Allah bu Millete Şehitlerini hakkıyla yâd edebilmeyi nasip eylesin. 

15 Mart 2017 Çarşamba

KAHRAMAN TİM KOMUTANI ŞEHİT ÜSTEĞMEN MEHMET ÇİFÇİ

Şehadet Tarihi:04/03/2016
Yer : Şırnak/İdil

         11 Temmuz 1989 Yılında Ankara'nın Ayaş ilçesinde iki Çocuklu Gülsen-İsmail Çiftinin iki evladından biriydi Şehidimiz. İlkokulu Beypazarı İlçesinde Rüstem Paşa Okulunda okumuş,Orta okulu Ayaş Bünyamin Orta okulunda okuduktan sonra son yıl girmiş olduğu Askeri Okul Sınavlarında Kara, Hava ve Deniz Okullarının hepsini kazanarak Zeki olduğunu, Çalışkan olduğunu ispatlamıştı yiğidimiz. İzmir Maltepe Askeri Lisesi Kara Harp okulunu tercih ederek 2012 Yılında Teğmen Olarak Mezun olan Kahraman Şehidimizin İlk görev yeri Gaziantep Şehitkamil ilçesidir.  Daha Sonra Doğu görevi için Şırnak ili İdil ilçesine atanmaştı Kahraman Şehidimiz. Kahraman diyoruz çünkü Silah arkadaşları, emrindeki askerleri Ona Öyle Seslenirlerdi. Şırnak İlindeki Sınırdaki Gabar Dağları , Hakkari nin belirli yerlerinde görevlerde bulunmuş, Cizre ve İdil deki bir çok operasyonlarda aktif olarak görev yapmış ve Şırnak 23. Tümen birliğine Vekalet ediyordu. Cesaretiyle ve Kahramanca mücadeleleri herkesi kendine hayran bıraktırmış yiğidimiz. Askerlerin kendinden önde gitmelerine müsaade etmez bundan rahatsızlık duyduğunu her defasında ikazları ile dile getiriyordu Kahraman Şehit Mehmet ÇİFÇi
     Kahraman diyoruz hani Çünkü O Kahramanca Söylediği Sözleri Şehadetinde yaşayarak göstermişti. Ailesine ve Çevresine Söylediği gibi yaşıyordu Şehidimiz. Askerleri için "Onlardan kimseye bir şey olmasın, ben Ailesine nasıl hesap veririm, bir şey olacaksa bana olsun" diyordu ve  Tarihler 04/03/2016 gösterdiğinde Terör örgütü pkk hainlerine karşı yapılan Operasyonda İdil  ilçesinde Turgut Özal Mahallesi'nde Bener Cordan ilkokulunda bulunan Keskin nişancı Teröristlerin açmış olduğu ateş sonucunda yaralanan ve devamında Şehit olan emri altındaki Musa YILMAZ ı ateş hattından çıkarmak için hiç düşünmeden Askerini kurtarmak amaçlı keskin nişancının hedef alanına girip, kendi hayatından vazgeçmeyi göze almış ve O Ateş hattında Şehit Musa YILMAZ ın üstüne kapanmış vaziyette yaralı bulunmuş, kaldırıldığı Hastanede Şehadet Şerbetini içmiştir.
     27 Yaşında Şehitlik Mertebesine eren Yiğidimiz Ailesine çok düşkündü, İzinlerini Ailesinin yanında geçirir, Onlarla Mutlu olurdu. Hayvanları çok sever, Çocuklarla oynamaya bayılırdı.Kimin ne derdi varsa koşar, yardımcı olmaya, çözüm bulmaya çalışırdı. Bu Sebeple Askerleri Onu bir  Komutandan ziyade abi olarak görürlerdi...Belli ki Çok Sevdirmişti kendini.Şimdi O Timindeki Askerlerinden kabrine  ziyarete gelen hatta Ailesiyle birlikte Annesinin evine misafirliğe kalmaya gelen yiğitleri var Şehidimizin. Sevdiği vardı elbet O'na  Şehit olacağını hissetmiş olacak ki bir Mektup bırakmış " Olurda bir gün Şehit olursam Evlen ve Al bayrağın altında Çocuklarını büyüt" demiştir. 
        Hey Güler yüzlü Şehidim Sen emrindeki askerlerini Şehadete giderken yalnız bırakmadın, Hainler tarafından Şehit edilirken bile Siper oldun Askerine.  Sen güler yüzünle Yusuf Aleyhisselam efendimizin yanında olasın, Peygamber efendimize komşu olasın. Biz biliyoruz ve İman ettik ki Rabbimiz inşallah "Gel Mehmet Kulum Sen böyle gel dedi inşallah". Sen Kahraman Sözünün Hakkını vererek gittin yiğidim. Allah Senden ve Ailenden Razı olsun Kahraman Şehidim. 
Unutmayacağız seni ve Senin gibi nice Şehidimizi...

14 Mart 2017 Salı

TÜM ŞEHİTLERİMİZİ YÂD EDEBİLİRİZ TÜRKİYE

Şehitlerimizi Okullarda Yâd Edelim
     Henüz 6 yaşındaki Minik Eymen'in gözyaşını hatırladınız mı?
Asil duruşu ile hafızalarımıza kazınan 10 yaşındaki Doğan'ı hatırladınız mı?
Bak bu benim Babam, bak bu benim Babam diyen Al bayrağa sarılmış babasını gösteren 3 yaşındaki Melih'i hatırladınız mı?
Babası Şenol ÇİFTÇi ile Şehit olan En küçük Şehidimiz Şehit Mevlüde irem ÇİFTÇi yi hatırladınız mı?
Ve yine Babası Ahmet GÜLBAHAR ile Şehit olan küçük Şehidimiz Şehit Hüseyin utku GÜLBAHAR ı hatırladınız mı?

Evlatlarını babasız bırakacağını bile bile Bu Vatan için ortaya konan hayatların Sadece Vatan Sevgisi adına yapıldığını unutmayın.

Şehitlerimiz Senin Benim hepimizin mutluluğu, huzuru için Analarından Babalarından Evlatlarından vazgeçenlerdir Türkiye

Bir Şehit haberi geldiğinde Millet olarak Maalesef Allah Rahmet Eylesin demekten öteye gidemiyoruz hatta bir çoğumuz yattığımız yerden Allah Rahmet Eylesin bile dedik.En fazla yapabildiğimiz Şehidimizin Cenazesine katılmak...
Sonrası....Peki ya Sonrası. Sonrası yok.
Evet Devletimiz Ailelerine gerekli olan her türlü desteği yardımı yapıyor
Evet Cadde sokak Okul isimleri veriyoruz, bunlar güzel ve olması gereken şeyler.Ama biz Millet olarak ne yaptık onların yaralarını sarmak adına.  Onlara Vefa adına ne yaptık?
 5 yıl boyunca Şehidimizin isminin verildiği okulda okuyan öğrencimize anlatabildik mi Şehidimizin Hayat hikayesini veya Şehidimizin Ailesini ve kabrini ziyaret ettirebildik mi, Annesinin ellerini öptürebildik mi. Millet olarak hissettirebildik mi yanlarında olduğumuzu. Bunu sormamız lazım kendimize ve bunu sorgulamak zorundayız Şehitlerimize Vefa adına.

Evet Tüm Şehitlerimizi bir anda yâd edemeyiz, ettiremeyiz ama Her ilimiz kendi İlinin Şehitlerini Okullarda çocuklara yâd ettirse Türkiye'de yâd edilmeyen, Ailesi ziyaret edilmeyen Şehit kalmamış olacaktır.

Düşünün İlçenizdeki bir Okul bir Şehidini okulda çocuklara anlatmış, Ailesini ve kabrini ziyaret etmiş hatta O hafta Şehidimizin ailesini Okula davet etmiş Okul girişinde Tüm öğrenciler yani bu Milletin geleceği olan Çocuklarımız Şehidimizin Ailesini Okul girişinde ayakta alkışlayarak karşılıyor ve Tüm Okulun Şehidimizi tanıdığını bildiğini hissettiriyoruz Şehit Ailesine.
Bu anı Şehit Ailesine Yaşatmak Zor Mu Türkiye.
Unutma Güzel Ülkem Belki de Bir Öğrenciye Verilen 12 yıl eğitime bedeldir Şehitlerini hissettirmek.
Hani Şehitler Ölmez Vatan Bölünmez diyoruz ya
Hani Şehitler Vurulunca değil Unutulunca Ölür diyoruz ya...
Gelin Şehitlerimize Vefa adına büyük bir adım atalım.
Gelin Şehitlerimize Vefa neymiş nasıl oluyormuş gösterelim..
Gelin Şehitlerimiz için Allah Rahmet Eylesin demekten öteye geçelim.
Gelin Şehitlerimizi Okullarda Yâd Edelim...

Şehitlerimizi Okullarda Yâd Edelim Ne demek

Her ilin kendi İlinin Şehitlerini okullarımızda çocuklara Şehitlerimizin Ailelerini ve Kabirlerini ziyaret ettirerek ve devamında  Bizzat Şehit ailelerinden aldıkları bilgiler ile Şehitlerimizin Hayat hikayelerini en doğru şekilde yazıp İlçemizin Şehitleri, İlimizin Şehitleri gibi bir kitap haline getirilerek Okullarımızda Çocuklarımıza Şehitlerimizi anlatmayı ve Şehitlerimizi hissettirerek Onları layık oldukları gibi yâd ettirmeyi amaçlayan bir Vefa borcudur.
Bu Vefa borcunun bizlere faydaları nelerdir
1 Her İl ve İlçe kendi bulundukları Topraklarında ki Şehitlerimizi tanımış olacak, çocuklarımız Şehitlerimizi yâd etmiş olacak.
2 Şehitlerimizi Okullarda Yâd Edelim ile Ülkemiz de yâd edilmeyen Şehit kalmayacak ve Böylece Tüm Şehit Ailelerini Ziyaret etmiş olacağız.
3 Geleceğimiz olan Çocuklarımıza Şehitlerimiz ve Aileleri ziyaret ettirerek Onlara Vatan Millet Bayrak sevgisini aşılamış olacağız.
4 Şehitlerimizin Ailelerine yapılacak ziyaretler ile Onlara Evlatlarının, yârlarının ölmediğini her zaman yaşayacaklarını hissettirebilir ve bizzat Ailelerinden Aldığımız bilgiler ile Şehitlerimizin Hayat hikayelerini en güzel ve doğru şekilde yazarak "İlçemizin Şehitleri" "İlimizin Şehitleri" Şeklinde bir kitap haline dönüştürülüp Tüm Şehitlerimizin Hayat hikayelerinin yazıldığı muhteşem bir Eser meydana getirmiş olabiliriz.
5 Basılan bu kitaplarla Her sene Milyonlarca öğrencilerimiz Şehitlerimizi ve Ailelerini tanıyacak ve hissederek Onlara karşı gerekli olan Saygı ve Hürmeti yüreklerinde hissedeceklerdir.
6 Ve Artık Millet olarak Şehitlerimize karşı Allah Rahmet Eylesin demekten öteye geçmiş olacağız.
6 Haydi Türkiye Şehitlerimize Vefa gösterme zamanı. Arayın Valilikleri Kaymakamlıkları İlinizin ilçenizin Şehitlerini yâd ettirmek için #ŞehitlerimiziOkullardayâdedelim deyin hep birlikte.

13 Mart 2017 Pazartesi

26 AĞUSTOS 2016 CİZRE ŞEHİDİMİZ ŞEHİT POLİS SEFA ALTINSOY

Şehadet Tarihî: 28/09/2016
Yer/Olay : Şırnak Cizre 26.08.2016

               20/04/1990 Tarihinde Fatma ve Faruk Çiftinin üç çocuklarından biriydi Şehidimiz Sefa ALTINSOY. Aslen Aksaraylıydılar ama Babası Öğretmen olduğu için Muğla nın Ortaca ilçesine yerleşmişlerdi. İki kız kardeşi vardı yiğidimizin. Sessiz sakin bir o kadarda efendi idi. Kimsenin kalbini kırmak istemez aksine buna dikkat ederdi. Annesi Fatma hanım her annenin hayali oldugu gibi evlendirmek isterdi bazen takılırdı hele bi şu "doğuya bir gidip gelelim bakarız" diye geçiştirirdi annesini, doğuya gittikleri ilk günler annesi arar "Oğlum dikkat et"derdi sürekli O da Annesine "En fazla Şehit olurum demişti bir keresinde" Şehidimizin ablasının içine doğmuştu Şehit olacağı. Kardeşinin Cizre ye gideceğini duyduğundan beri sık sık patlama olmuş şeklinde rüyalar görüyordu, patlamadan bir gün önce de böyle rüya görerek uyanmış ve Allahım bizlere böyle bir acı yaşatma dayanamayız diye dualar etmişti. Teyzesiyle olaydan bir gün önce konuşan Şehidimiz Sefa ALTINSOY Fırtına öncesi sessizlik var gibi diye tarif etmişti cizreyi, ilk ve Ortaöğretimini Cengiz TOPEL ilköğretim okulunda okuduktan sonra liseyi de Ortaca Lisesinde okumuştur. 2009 yılında Süleyman Demirel üniversitesi kimya bölümünü kazanmış burada bir yıl okuduktan sonra Bölüm değiştirmek için tekrar sınava girerek aynı üniversitenin İmalat Mühendisliği bölümünü kazanmış ve burada da bir yıl okuduktan sonra Polis olmak için Polislik sınavlarına girerek 2011 yılında Afyon Polis Meslek yüksek okulunu kazanarak 2013 yılında mezun olmuş ve ilk atama yeri İzmir Çevik kuvvet Şube Müdürlüğünde göreve başlamıştır. İzmir Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğünde 3,5 yıl görev yaptıktan sonra Doğu hizmeti görevi için 19.08.2016 Tarihin de Şırnak ili Cizre ilçesinde Koruma Şube Müdürlüğünde görevine başlamıştır. Burada göreve başlayalı daha bir hafta olmuşken 26.08.2016 günü sabah 06:45 saatlerinde Cizre Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü binası yakınında yaklaşık 10 tonluk bomba yüklü kamyonetle yapılan hain saldırıda Yiğidimiz ağır yaralanmış ve ilk önce Cizre Devlet Hastanesinde yapılan müdahalenin ardından helikopter ile Diyarbakır Dicle Üniversitesi Hastanesine sevk edilmiş burada 3 gün süren tedavinin ardından Ambulans Helikopter ile Ankara da bulunan Gata ya sevk edilmiş. Ve Olaydan tam 32 gün sonra 28.09.2016 günü Çarşamba akşam saatlerinde Şehadete ermiştir. Gata da yapılan Askeri törenden sonra memleketi olan Aksaraya uğurlanan Şehidimizin naaşı Ulu Camide kılınan cenaze namazının ardından okunan duaların eşliğinde Aksaray Şehitliğine defnedilmiştir. 26 Ağustos Cizre Şehitlerimiz Harun Maytalman( Ordu) Burak Mart (Osmaniye), Ferhat Bozkurt (Kırıkkale) Mehmet Dama (Afyonkarahisar) Abdülhamit Kaya (Ardahan) Tayfun Doğan (Osmaniye) Osman Budak (Osmaniye) Gökhan Kıncak (Balıkesir) Halil İbrahim Eriç (Çanakkale) Sefa ALTINSOY (Aksaray) Erhan Öztürk (Uşak) Ali Mulazimoğlu (Osmaniye) Tüm Şehitlerimiz için Umuyor ve Umut ediyoruz ki Rabbimizin Şehitlerimiz için "Gelin Kullarım Siz böyle gelin bana" dediğini umut ederek teselli olmaya çalışıyoruz. Rabbim tüm Şehitlerimizden ve Ailelerinden ayrı ayrı Razı olsun inşallah. Rabbim Şehitlerimizin Ailelerinin Sabrını arttırsın ve Onları cennetinde kavuştursun inşallah. 

7 Mart 2017 Salı

ŞEHİT POLİS OLGUN KURBANOĞLU

Şehadet Tarihi: 01.09.2015
Yer : Iğdır /Karakoyunlu 

            Tam kırk altı yaşında bir Polis Memuruydu Olgun KURBANOĞLU. Kars ilimizin Vatan evladıydı. Evli ve Mehmet Akif, Muhammet Emin ve Şeyma Zulal isminde 3 Evlat sahibidir. İyi yürekli, iyi niyetli ve merhametliydi. Her baba gibi çocuklarına düşkündü ve Onları çok severdi. Sırasıyla Eskişehir, Şırnak, Bursa illerinde Polislik görevini ifa ettikten sonra ikinci Şark görevi için Iğdır ili Karakoyunlu ilçesine atanmış burada üç sene bitmiş dördüncü senesine girmişti. Babasını Yıllar önce kaybeden Şehidimiz Annesi Nazlı KURBANOĞLU' nu Şehit olmadan tam dokuz gün önce kaybetmişti. Annesinin cenaze işlemlerinin ardından Karakoyunlu ilçesine gelerek görevine başlayalı henüz iki gün geçmiş, Tarihler 01 Eylül 2015 i gösterdiğinde Sabah iş yerine giderken çocuklar tarafından etrafta yabancı şahıslar var şeklinde kendisine ihbar gelmiş ve devamında söz konusu yer olan Jandarma Karakol komutanlığının arkasında bulunan araziye saklanan teröristler tarafından pusuya düşürülmüş ve çıkan çatışmada teröristlerin ikisini de yaralamış ardından birini gözaltına almaya çalışırken diğer hainin silahlı saldırısıyla ağır yaralanmış devamında Iğdır Devlet Hastanesi' nde yapılan tüm müdahalelere rağmen Şehadet şerbetini içmiştir. Olayda bir terörist ölü ele geçerken bir teröristte yaralı olarak yakalanmış , yapılan araştırmada teröristlerin Karakoyunlu İlçe Emniyet Amirliğine bombalı saldırıları yapmayı planladıkları ortaya çıkmıştır. Şehit Olgun KURBANOĞLU kendi Şehadetiyle bir çok meslektaşının hayatını kurtardığı, elim olaydan sonra anlaşılmıştır. Şehidimiz 2 Eylül de doğum yeri olan Kars ilinde Fethiye Caminde binlerce insanın katılımıyla kılınan Cenaze Namazının ardından Asri mezarlıkta bir hafta önce kaybettiği annesinin yanına defnedilmiştir. Şehidin eşi Asuman Kurbanoğlu, oğlu Muhammed Kurbanoğlu'nu "Ağlama dik dur, sen şehit oğlusun" diyerek teselli etmesi ve "Üç çocuğum var. Onları da yetiştiriyorum" şeklinde konuştuğu sözleri çevredeki herkesi duygulandırmıştır. Allah Senden ve Ailelenden ebeden Razı olsun inşallah Şehidim. Bizler biliyoruz ve iman ediyoruz ki sizler Bu Vatan için Sehadetinizle Rabbimizin Cennetine nail oldunuz, Efendimize komşu oldunuz. Alahım Ailelerinize Sabırlar versin ve sizleri Cennetinde kavuştursun inşallah. Başta Olgun KURBANOGLU ve Tüm Şehitlerimiz için bir Fatiha okuyalım. Allah hepsinden Razı olsun bizlere de Onları hakkıyla yâd edebilmeyi nasip eylesin.

9 Şubat 2017 Perşembe

ŞEHİTLERİMİZE VEFA SADECE ALLAH RAHMET EYLESİN DEMEKLE OLUYOR MU TÜRKİYE


Şehit haberlerinin çok geldiği bir zamanda soysal paylaşım sayfasına herkes gibi bende Şehit haberinin altına şu "Allah Rahmet Eylesin, Allah Ailesine Sabırlar Versin" şeklinde yazılar yazıyordum. Hemen hemen her gördüğüm Şehit haberinin altına yazıyordum bu yazıları. Öyle oldu ki Akıllı telefon Artık çözmüş beni A E O  yazdığım gibi çıkıyordu. Artık Şehit  haberleri görünce AEO yazıyordum bitiyordu iş. Yazmakta istemiyordum ama yazmasam eksik hissediyordum kendimi...
Birgün yine Şehit haberinin çok geldiği zamanlar A E O yazıyordum ve O an, O an Allah Rahmet Eylesin yazarken bacak bacak üstüne attığımı farkettim. O an Utandım kendimden, Utandım Şehidimden, Utandım Ailesinden. Çok kızdım kendime o gece Şehitlerimizi düşündüm Ailesini düşündüm ve O minik Mevlüde irem ÇİFTÇi yi ve Onun Annesini düşündüm.
Sonra #ŞehitlerimizeVefaNasılOlmalı, nasıl Allah Rahmet Eylesin demekten öteye geçerim, geçeriz diye düşündüm...
İlk önce dedim Hayat hikayelerini yazarak Vefa göstereyim. Bir çok Şehit araştırdım gazetelerde sosyal medya da ama hepsi kopyala yapıştır haberleri dolu. Bir ajans eksik veya yanlış almış bilgiyi diğerleri kopyalamış hayat hikayesi diye geçmiş.
Sonra Şehitlerimizin Ailelerinden , Silah arkadaşlarından alayım öyle yazayım dedim yedi Sekiz Şehidimizi böyle yazdım. Bir Şehit kardeşi teşekkür mesajı attı. "İlk defa abim doğru düzgün yazılmış çok teşekkür ederim size" dedi. O hayat hikayesini 13 bin kişi görmüştü. Çok mutlu olmuştum. Keşke Tüm Şehitlerimizin bu şekilde hayat hikayesi yazılabilse, yâd edebilsek dedim kendi kendime. Sonra bu Nasıl olur, Nasıl olmalı diye düşündüm. Elbette Tüm Şehitlerimizi bir anda yâd edilemezdi. Aklıma şöyle bir şey geldi. HER İL KENDİ İLİNİN ŞEHİTLERİNİ OKULLARDA ÇOCUKLARA ANLATSA TÜRKİYE DE YÂD EDİLMEYEN ŞEHİT KALMAYACAK. Yani her il veya ilçe kendi ilinin,ilçesinin Şehitlerini okul öğrencileri ile birlikte Ailelerini Ziyaret etmek suretiyle Şehitlerin Hayat hikayesini bizzat ailesinden aldıkları bilgiler ile not etseler ve  İlçemizin Şehitleri devamında İlimizin Şehitleri şeklinde Kitap haline getirseler Türkiye de yâd edilmemiş Şehit kalmayacağını düşünüyorum. Bakın Mesala ben Beş yıl boyunca Şehidimizin isminin verildiği bir Okulda okudum. Üstelik bu Şehit benim Kendi köyümün, mahallemin Şehidi. Eğer bana O çocuk dünyamda Şehidimizi anlatsalardı veya Ailesine Ziyeret ettirselerdi ben Unuturmuydum Şehidimizi. Ve bu kadar duyarsız kalırmıydım Şehidimize.😞  Bu Projeyi kısmen bir İlçemizde başladık. Okul Öğretmenleri ve Öğrenciler olarak ilçemizin Şehit Ailesini Ziyaret ettik. Ailesi çok mutlu oldu. Derdimizi ne yapmak istediğimizi anlattık. Şehit Annaesi ne varsa tek tek anlattı. Adeta içini döktü bizlere. O an öğrencileri izledim pür dikkat dinliyordu Şehit Annesini. Annemiz oğlundan Kalan ne varsa çıkardı gösterdi bizlere Resimleri, Elbiseleri, Telefonu, Sakızı, hatta ve hatta çantasında gelen peçetesi.. Bunu da mı sakladınız gibi bir şey çıkmıştı ağzımızdan, "Atamam ki nasıl atarım ben yavrumun Eşyalarını" dedi..Tarifi mümkün değil bu anın. Şimdi O Şehidimizin Hayat hikayesi yazılacak ve Okul dergisinde çıkacak ve tüm öğrencilere anlatılacak Şehidimiz.
Ziyaretten sonra Şunu dedik kendi kendimize. Bu hiçte zor değilmiş.
Bakın bugün Şehit haberleri geliyor, yarında gelecek. Keşke gelmese keşke hiç bir Ananın, Babanın, Eşin, Evladın canı yanmasa canından can gitmese keşke.
Hepimiz Yine En iyi yaptığımız şeyleri yapıyoruz. Yani Vefa için En basit olan şeyi. Allah Rahmet Eylesin, Allah Ailesine Sabırlar Versin, Unutmayacağız, Unutturmayacağız gibi sözlerde dolduruyuz kendi sayfalarımızı. Bakın Polis, Asker vb. sayfalara Şehit Aileleri Sürekli Resim atıyorlar. "Bugün Şehidimin doğum günü, bugün Şehadet günü, Unutmayın Unutturmayın" diye.
Buradan bu Sözlerime katılan  başta Şehit Dernekleri ve Vakıfları olmak üzere herkesi Şehitlerimize Vefa için harekete geçmeye davet ediyorum.Şehit Derneklerimiz Şehitlerimizin Hayat hikayelerini, Onların Ailelerini Ziyaret ederek anlatan yayın yapmaları için İllerin Yerel Kanallarını Ziyaret etsinler. Şehitlerimiz için Allah Rahmet Eylesin demekten öteye geçelim, Onlara Vefa için emek sarfedelim. Gelin Şehitlerimizin Ailelerine Onları unutmayacağımızı, unutturmayacağımızı böyle somut bir şeyler yaparak gösterelim. Gelin Çocuklarımıza Şehitlerimizi ve Gazilerimizi hissettirelim. Okullarımıza o yaralı diye haberlerde geçen Gazilerimizi davet ederek  bu vatan için Nelerden vazgeçtiklerini, kimler için vazgeçtiklerini hissettirelim. Hissettirelim ki bir Şehit haberi veya Yaralı Gazi haberi geldiğinde Şehit ve Gazi Ailesini düşünebilsinler. Bir Gazimize Halk Otobüsü şöförü saygısızlık ettiğinde gerekli tepkiyi gösterebilsinler. (İki eli olmayan gazimize Halk Otobüsü şöförünün "kartını göster kardeşim" diyerek diretmesine şahit olduk maalesef )
Unutmayın 12 Yıl boyunca verilen eğitime bedeldir Şehitlerimizi ve Gazilerimizi okullarda çocuklarımıza hissettirmek. Çünkü her çocuk okuyacak afili diplomalar alacak değil, ( O Diplomaları alan çocuklarıda gördük zaten Cem Garipoglu, Atalay Filiz) ama her çocuk mezun olacak hayata atılacak ve Bu Milletin bir Ferdi olacak, o nedenle gelin Şehitlerimize Vefa için, Vefa da Emek için #ŞehitlerimiziOkullardayâdedelim .
YA VEFA İÇİN BÖYLE BİR ŞEY YAPSIN BU MİLLET YA DA ŞEHİTLER ÖLMEZ DİYE SÖYLEMESİN.
ÇÜNKÜ ŞEHİTLER UNUTULUNCA MALESEF ÖLÜYOR.
UNUTMAYIN ŞEHİTLERİMİZ UNUTULUNCA ÖLÜR DİYENDE BİZİZ.
HADİ ÖLMEDİKLERİNİ GÖSTERELİM.

ziyaret